buhara
  ÖZBEK
 
                              ÖZBEK
Bir Özbek atasözü "Kainatta iki yol vardır, biri Samanyolu diğeri de İpek Yolu’dur" der. Bugün kervanlardan eser yok, ama kervanların kullandığı tüm eserler Özbekistan’da dimdik ayakta. İtalya, Fransa, İngiltere gibi bilindik ülkelerden sıkıldıysanız, yönünüzü doğuya çevirin, Özbekistan büyüleyici şehirlerinin kapılarını çoktan aralamış. Henüz yıllık yabancı ziyaretçi sayısı bir milyonu geçmemiş, ama kısa zamanda en gözde seyahat rotalarından biri olacağı belli.

Taşkent’te Orta Asya’nın en büyüğü olan bir şehir, Marko Polo’yu bile etkilemiş Semerkant’ta görkemli anıtlar sizi bekliyor. Buhara’ya vardığınızda çarpılıyorsunuz, Hiva ise düşlerden fırlamış bir yerleşim, adeta 1001 Gece Masalları’nın geçtiği şehir. Özbekistan’da yüzler güleç, yürekler temiz, kapılar dostluğa açık. Küreselleşme ne getirir bilinmez, hazır masumiyet çağı sürerken, İpek Yolu’nda, Özbekistan’da bir soluklanın, özünüze dönmüş gibi olacaksınız.




TAŞKENT

Nasreddin Hoca milli kahraman Hüma kuşu en önemli simge

İpek Yolu adı ilk olarak 1800’lerin sonunda Ferdinand von Richthofen tarafından kullanılmış. Ülkenin adı Altın Ordu Hanı Özbek Han’dan (1312-1340) geliyor. Rus döneminde gizlice ibadet etmek durumunda kalan Özbeklerin ülkesinde bugün 3 binin üzerinde cami var. 448 bin kilometrekare yüzölçümü olan, 26,5 milyon nüfuslu ülkede beş siyasi parti bulunuyor. Ama seçimlerde hiç birinin şansı yok! Kerimov geçilmez gibi bir engel söz konusu. 18 yıldır iktidarı elinde tutan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov 2007’deki son seçimlerde de yüzde 88’le ortalığı silip süpürmüş. Kimle konuşsanız "Ben oy vermedim" diyor. Basın Kerimov aleyhine yazı yazmaktan korkuyor. Kızlarından Gülnara işletmeci ve çok becerikli. Paranız varsa tecrübelerinden ve bağlantılarından istifade edebiliyorsunuz. Coca Cola’da müdür olarak çalışan Türk kocasından ayrılıp, kendini tamamen ticarete vermiş. Serveti milyon dolarları bulmuş. Uzgaz petrol istasyonlarının sahibi, Özbek altınlarını da o pazarlıyor. Özbekistan gezisindeki rehberlerimizin hepsi Fethullah Gülen’in okullarından mezundu ve çok iyi Türkçe konuşuyorlardı. Geçtiğimiz yıllarda Gülen’in 22 okulu birden Cumhurbaşkanı Kerimov tarafından, din propagandası yapıldığı gerekçesiyle, kapatılmış.





KÜÇÜK KIZ, ALİYE’YE SELAM GÖNDERDİ

Özbekistan’da asgari ücret 120 dolar civarında, öğretmen maaşı ise 200-300 dolar. Ülke büyük bir altın üreticisi. İhracatın yüzde 40’ı pamuk. Türk TV dizileri Özbekistan’da çok popüler. Bir İstanbul Masalı, Zerda, Kurtlar Vadisi, Kınalı Kar’ı seyretmişler. Sokakta konuştuğum küçük kız "Aliye’ye selam söyle" diyor. Meğer en sevdiği dizinin kahramanıymış! Tarkan, İbrahim Tatlıses, Serdar Ortaç ve Mustafa Sandal’ı severek dinliyorlar. Özbeklerin aile yapıları Türklere çok benziyor. Talih Kuşu dedikleri Hüma Kuşu çok sık kullandıkları, kültürlerinde önemli yeri olan bir simge. 13.yy’da Sivrihisar’da doğup, Akşehir’de öldüğünü bildiğimiz Nasreddin Hoca, Özbekistan’da adeta bir milli kahraman. Her köşede karşınıza çıkıyor, hikayelerinin olduğu kitaplar vitrinleri, heykelleri meydanları süslüyor. Ülkede son yıllarda önemli restorasyonlar yapılmış. Tarihi eserler bakımlı. Buna karşın, müzelerin her köşesi dükkan, tezgah dolu. Üstelik müze görevlileri yapıyor satışı. Özbekistan’daki en büyük sorunlardan biri yollarda tuvalet olmaması ya da olanların çok kötü bir durumda bulunması. Çoğu zaman çalı arkası tek çözüm oluyor.

KUZU KESİP, ETİN BOZULMADIĞI BÖLGEYE ŞEHİR KURMUŞLAR

Restoranlarda yer sofrası görebiliyorsunuz; bazılarında ise loca sistemi var, diğer müşterilerle muhatap olmadan yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Geçmişte Özbekistan’da şehir yeri belirlerken kuzu keser, etin en geç bozulduğu bölgeye yerleşirlermiş. Aynı Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul’da Cerrahpaşa semtinin tercih edilmesi gibi... Ülkede "Aksakal" dedikleri İhtiyarlar Meclisi’ne benzeyen bir sivil toplum örgütleri, bölgelerindeki problemlerin çabuk çözümlenmesi için uğraşıyor. Özbeklerin pilavı, dimlama adını verdikleri sebzeli et yemekleri, dolmaları ve şaşlıkları meşhur, nan dedikleri ekmekleri lezzetli, katık olarak geçen ayranları denemeye değer. Yeşil çay da içtiklerinden bizim bildiğimiz çaya karaçay diyorlar.

Taşradan göç yasaklanıp nüfus artışı engellenmiş

Taşkent, SSCB döneminde Moskova, Leningrad ve Kiev’den sonra dördüncü büyük şehirdi. Geniş bulvarlarıyla düzenli yapılaşmış. Geniş metro ağı her bölgesine ulaşıyor. "Bin Kayısı Ağacı" anlamını taşıyan ismi 11.yy’da değiştirilip "Taş’ın kenti"ne dönüştürülmüş. 300 bin kişinin evsiz kaldığı, 1966 depremi şehre çok zarar vermiş. Bu sayede birçok bina yeniden inşa edilmiş. Şehrin tarihi bölümü Chorsu Bazaar (Çarşı Pazarı), Emir Timur Maydoni (Meydanı) ile Özbekistan Hoteli’nin arkasında. Mutlaka görülmesi gereken pazardan kuruyemiş alabilirsiniz. Emir Timur Parkı’nda bizim Timurlenk yani "Aksak" dediğimiz liderin dev heykeli bulunuyor. Geçmişte bu heykelin yerinde Karl Marx büstü varmış. Önündeki caddenin ismi de Broadway olmuş. Yine bu yakınlarda bulunan Mustaqillik (Özgürlük) Meydanı eskiden Lenin’in adını taşıyormuş. Bağımsızlık Günü’nde kutlamalar hálá bu meydanda yapılıyor.




GAGARİN İLE ULUĞ BEY METRODA BİR ARADA

Taşkent’te vakit bulursanız 15. yüzyıl şairi Ali Şir Nevai’nin adını taşıyan opera ve bale binasında bir gösteri izleyin. Sadece binayı görmek bile bir keyif, gösteriler de çok uygun fiyatlı. Tarihe meraklıysanız progr******* Kukeldaş Medresesi, Khast İmam ve Cuma camilerini koyun. Özbek Tarih Müzesi ve Uluğ Bey ile Yuri Gagarin’in değişik biçimde canlandırılmış olduğu Kosmonavtlar Metro İstasyonu da şehirdeki ilginç yerlerden. Inter Continental Hoteli yakınındaki parklardan Tashkent Land’daki Aqua Park yazın çok popüler.

Şehirde bir caddeye M. Kemal Atatürk adı verilmiş. Taşradan Taşkent’e göçe izin verilmiyor, böylelikle büyük şehir nüfusunun gereksiz yere artmasını engelliyorlar. Taşkent’ten Semerkant’a giderken Siriderya Nehri’nden geçiyorsunuz.

Omar Khayyam, Bistro ve Cafe Caravan (
www.caravan.uz) yemek için iyi adresler. Le Meridien (www.lemeridien-tashkent.com), Intercontinental (www.interconti.com), Dedeman (www.dedeman.com.tr) Taşkent’te kalabileceğiniz oteller arasında. La Casa ise sıra dışı bir mimariye sahip, Soğuk Savaş Dönemi’ni hatırlatacak objelerle süslenmiş bir gece kulübü ve çok gözde.

riği
 
  Bugün 1 ziyaretçi (5 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=